Tarçın lezzetli mi... yoksa dayanılmaz mı? Bu dramın ardındaki bilimsel açıklama DNA'sında yatıyor
Tarçın kokusunu aldığınızda aklınıza hemen rahatlık, sıcak tatlılar ve çocukluk anıları mı geliyor? Yoksa burnunuzu kaldırıp boğazınızın arkasında garip bir yanma hissediyor ve bir insanın bundan nasıl hoşlanabileceğini mi merak ediyorsunuz?
İnanın bana: her iki tepki de abartılı değil ve bilimin artık büyüleyici bir cevabı var. Tarçın kokusunu alma şekliniz DNA'nızda yazılı olabilir. Tarçın kokusunu aldığınızda aklınıza hemen rahatlık, sıcak tatlılar ve çocukluk anıları mı geliyor? Yoksa burnunuzu kaldırıp boğazınızın arkasında garip bir yanma hissediyor ve bir insanın bundan nasıl hoşlanabileceğini mi merak ediyorsunuz? İnanın bana: her iki tepki de abartılı değil ve bilimin artık büyüleyici bir cevabı var. Tarçın hakkında hissettikleriniz DNA'nızda yazılı olabilir.
Aynı baharat için aşk ve nefret
Tarçın dünyanın en eski baharatlarından biridir. Geleneksel tariflerde, Noel içeceklerinde ve hatta parfümlerde bile bulunur. Ancak, garip bir şekilde, aynı zamanda en kutuplaştırıcı olanlardan biridir. Bazı insanlar onu sıcak, tatlı ve rahatlatıcı olarak tanımlar. Diğerleri ise çok güçlü, agresif ve hatta mide bulandırıcı buluyor.
İşin ilginç yanı, bu fikir ayrılığının sadece kişisel zevklere ya da kültürel deneyimlere bağlı olmamasıdır. Araştırmacılar, bazı insanların tarçını sevmesinin ve diğerlerinin nefret etmesinin nedeninin genetik farklılıklarla bağlantılı olabileceğini keşfettiler.
Tat ve koku almada genlerinizin rolü
Bu ilişkiyi anlamak için, hem tat hem de kokunun karmaşık duyular olduğunu ve her ikisinin de genetikten derinden etkilendiğini bilmek önemlidir. DNA'mızın içinde tat ve koku reseptörlerini kodlayan genler vardır. Bunlar beynimizin çevremizdeki dünyanın tat ve aromalarını nasıl yorumladığını belirler.
Tarçın söz konusu olduğunda, karakteristik koku esas olarak sinnamaldehit adı verilen bir bileşikten gelir. Tarçına, birçok kişinin Noel veya ev yapımı keklerle ilişkilendirdiği kendine özgü aromasını veren şey budur. Ancak herkes tarçın kokusunu aynı şekilde almaz.
Araştırmalar, bazı insanların koku alma reseptörlerini sinnamaldehide karşı daha hassas hale getiren genetik varyantlara sahip olduğunu göstermektedir. Başka bir deyişle: bazıları tatlı, hoş bir koku alırken, diğerleri kimyasal, nüfuz edici ve neredeyse "yakıcı" bir nota algılar. Bu ikinci grup için tarçın gerçekten nahoş olabilir - ve hiç de gösterişli değildir.
Tarçın ve reddetme geni
2020'de yayımlanan bir çalışmada, tarçın kokusunu algılama (ya da algılayamama) becerisiyle ilişkili genetik bir lokus tespit edildi. DNA'larında bu noktada belirli bir varyasyon olan kişiler, aynı aromatik uyarana karşı çok farklı tepkiler gösterdi. Başka bir deyişle: genetik kodunuz tarçın kokusunun sizi acıktırıp acıktırmayacağını ya da başınızı ağrıtacağını belirleyebilir.
Bu keşif, kişniş algısını etkileyen gen (bazıları için lezzetli; bazıları içinse tadı sabun gibi) ya da bazı sebzeleri ne kadar acı hissettiğimizi etkileyen TAS2R38 geni gibi halihazırda bilinen diğerlerine ekleniyor.
Tattan daha fazlası: duyular ve kimlik bilimi
Bu farklılıkları anlamak sadece merakımızı beslemekle kalmaz. Bize önemli bir şeyi hatırlatırlar: tat tamamen rasyonel bir seçim değildir. Hafızayı, duyguları, kültürü ve evet biyolojiyi içerir.
Bu da kendi tercihlerimizi ve başkalarının tercihlerini değerlendirme şeklimizi değiştirir. Belki de arkadaşınız tarçın sevmediği için "sıkıcı" değildir - sadece bunu sizden tamamen farklı bir şekilde hissediyordur.
Dahası, bu duyusal bireysellik kişiselleştirilmiş beslenme, gastronomi ve hatta gıda pazarlaması gibi alanlarda ilerlemelere kapı açıyor. Her bir genetik profilin belirli tatlara nasıl tepki verdiğini bilmek, tarifler, ürünler ve duyusal deneyimler geliştirme şeklimizi dönüştürebilir.
Peki... tarçın hakkındaki fikrinizi değiştirmeniz mümkün mü?
Cevap: belki. Genetik algılarımızı güçlü bir şekilde etkilese de, insan beyni plastiktir. Başka bir deyişle, zaman, maruz kalma ve olumlu çağrışımlarla, başlangıçta reddedilen bir tat bile tolere edilebilir, hatta hoş hale gelebilir. Ancak birkaç denemeden sonra bile hala tarçın kokusuna dayanamıyorsanız, kendinizi suçlamayın. DNA'nız muhtemelen sizin yerinize çoktan karar vermiştir.
Sen hangi taraftasın?
Bir dahaki sefere biri size tarçın sevip sevmediğinizi sorduğunda, cevabınızın genleriniz hakkında damak tadınızdan daha fazla şey söyleyebileceğini bilin. Bu baharatı sevmek ya da nefret etmek sadece bir zevk meselesi değil, aynı zamanda bir biyoloji meselesidir. Ve her iyi bilimsel öykü gibi bu öykü de bize fark ettiğimizden çok daha karmaşık (ve benzersiz) olduğumuzu hatırlatıyor.
Mirella Mendonça
Yorumlar